Tez-Koop-İş Kadın Sayı: 12

Sizden Gelenler

16:17 20.08.2021

Yazan: Çağrı Merkezi Çalışanı

İçeriden kızlarımın kahkahaları geliyor. Ne de güzel sesleri. Hiç aklıma gelmezdi onların seslerini duyarak çalışacağım. Ha hayal kurardık yalan yok. Özellikle gece vardiyalarında bir yastık,  bir battaniye,  sıcak bir çay hayali en güzeliydi. Ama olur muydu? Nasıl olsun bee derdik. İşte oldu, evdeyim. Sıcak bir demleme çay ve tek kişilik koltuğum, çocuklarımın şen kahkahaları (her zaman şen kahkaha olmayabiliyor bu tabi).

15 aydır evden çalışıyorum ve çok tatlı zamanlarımızda oldu ev halkı olarak. Çok zor zamanlarımızda oldu. Daha çok bir arada olmak en güzel kısmıydı. İşyerinde devam ettiğim zamanlarda günümün yarısı dışarıda geçiyordu ve daha çok uyudukları zamanlarda evde olabiliyordum.

Eeee nasıl oldu da kurduğum hayaller gerçek oldu. Kocca dünyada salgın oldu. Konunun buralara kadar gelebileceğini hiç tahmin etmemiştim. Daha öncede pek çok salgın haberi izlemiştik dünya da ama küresel anlamda bu denli yaygın olanı yoktu. 2020 mart ayında ülkede ilk vakaların çıkışıyla birlikte tedirginliğimiz başladı. Çünkü insan yoğunluğu çok olan ve günümüzün yarısını bir arada geçirmek zorunda olduğum bir işim vardı. Yöneticilerimiz ve kendi aramızda yaptığımız konuşmalarda hep çok fazla büyümeyecek bir durum olarak konuştuk ama bir hafta içerisinde vakaların artmasıyla birlikte evden çalışma süreci dillendirildi. Tabi ki hem şirketimiz hem de çalışanlar olarak bizim böyle bir b planımız yoktu!!!

Ne yapılabilirdi? Servisle geliyorduk, ortak tuvalet kullanıyorduk, yemekhanede yan yana yemek yiyorduk,  maksimum yarım metre mesafelerde oturma alanlarımız vardı ve 7 / 24 açık olan bir müşteri hizmetleri olarak sürekli konuşuyorduk. Dolayısıyla ilk sırada hastalığın yayılacağı şahane bir ortamdı.

Başta tedbir anlamında herhangi bir şey yapılmadı şirket tarafından ilk vakamız çıkana ve bunu çalışanlar öğrenene kadar yani!!!

İşe girişlerde ateş ölçüldü öncelikle,  kendi bilgisayarı ve evde interneti olan personel kontrolü yapıldı. Yaklaşık 1 hafta kadar sürdü tabi bu süreçte her gün ne olacağıyla ilgili yöneticilerimize taleplerimizi ilettik ancak onlarında bu sürece hazır olmamasından kaynaklı çok net cevapları olmadı. Gecikmeli de olsa evlerde çalışmaya kısım kısım geçildi.

Eve geçerken evde çalışma ile ilgili ek bir protokol imzaladık. O anın telaşıyla tahmin edemediğimiz pek çok noktada gol yedik o ek protokolle ama bunu o gün fark etmek zordu. Şimdi yani 15 ay sonra geldiğimiz noktada evde çalışma sürecinin getirdiği ek maliyetleri ne yazık ki çalışan olarak bize kaldı. İnternet parası evinde zaten interneti olanlara sadece 50,00 TL olarak ödendi, elektrik ödemesi yapılmıyor, yemek parası olarak günlük 10,00 TL bir ödeme. İşin maddi kısmı ayrı tabi ama en büyük yük de her zaman olduğu gibi kadınlara ayrı bir yük oldu. Çünkü zaten evinin tüm işleri üzerinde olan kadın arkadaşlarım aynı zamanda nasıl olsa evdesiniz denerek 12 saatlik vardiyalarda çalışmak durumunda kaldılar. Pandemi nedeni ile çocuklar okula gidemedi ve çocukları olan çalışanlar bu anlamda elbette daha da zorlandı. Bunu bire bir yaşadığım için gerçekten çok zor elbette ki. Çünkü dış ortam sesinin çağrıya yansıması çağrıyı zora sokabilecek durumlar yaratabilir ve herkes evinde o izole çalışma alanını yaratamayabilir. Velhasıl kelam neresinden baksan zor yani. Molada bulaşık yıkamak, ev süpürmek, yemek yapmak, çocukların derslerine yardım etmek gibi pek çok yeni durum gelişti hayatımızda.

Başka bir boyutu da çalıştığın ekiple iletişimin azalması ne yazık ki. Aynı ortamda çağrı alabiliyor olmak iş açısından faydalıdır bizim işimizde. Bir başkasının aldığı çağrıdan da öğrenme devam eder ya da eksik veya yanlış bilgi veriyorsa arkadaşına anlık müdahale etme ihtimalin yüksektir. Evde sadece whatsapp üzerinden çok gerekli durumlarda yazışarak iletişim kurulması hem iş anlamında hem de sosyal anlamda iletişimimizi olumsuz etkiledi. Ekip ruhuna iyi gelmedi pandemi çok net.

Peki nereye kadar devam edeceğiz böyle bu en önemli soru şu aşamada.  Pandemi süreci bir yana işyerindeki o aşırı gürültü ve gerginliğin içinde olmamak hepimize iyi geldi. Arı kovanı içindeymiş hissi olurdu çoğu zaman kafamın içinde. Artılarını eksilerini karşılaştırırsak sanırım dönmeliyiz. Dönmeli miyiz?  Evet evet dönmeliyiz. Çünkü evlerde birbirimize destek olamıyoruz. İşyerinde olduğumuz dönemde yaşanan olumsuz durumlara aynı anda net tepkiler vererek pek çok olumsuzluğa engel olabildik ama şimdi ne yazık ki haberimiz olmuyor pek çok şeyden ya da haberimiz olduğunda artık çok geç oluyor.

İşveren açısından maddi manevi olumlu bir dönemdi bence. İş kaybı olmadı buna karşın masraflarında ciddi anlamda düşüş oldu eve geçiş süreciyle birlikte. Diğer yandan işçilerin arasında yaşanan iletişim kopukluğundan yararlanarak pek çok olumsuz uygulamayı sessiz sedasız hayata geçirdiler. Ben yaptım oldu rahatlığı gibisi yoktur onlar açısından. İşe gelip giderken geçen zamanları vardiya saatlerine dahil ederek 12 saate varan vardiyalar yapıldı. İşçinin elinde olmayan elektrik ve internet kesintilerinde hatta olamadığı süreler için ücretsiz izin kağıdı imzalatıldı. Sözün özü etimizden sütümüzden yünümüzden her anlamda faydalanmaya devam edildi. İtiraz edenler ya iş yerine çağrılıp orda çağrı almakla ya da devletin işverene hak olarak tanıdığı kısmi çalışma ödeneği ile tehdit edildi . Ve evde kalabilmek adına pek çok şeye sustu ne yazık ki arkadaşlarım.

Daha çok anlatacaklar var tabi ki ama canınızı daha fazla sıkmayayım. Biz dayanıyoruz. Direniyoruz. Umut ediyoruz. Umudumuzun içinde içeriden kahkahaları yükselen evlatlarımın payı büyük. Onlara her bakışımda içim aydınlanıyor ve en ufak bir şüphe duyamıyorum gelecekten. İyi olacak biliyorum ve onlara çok güveniyorum. Şimdi müsaadenizle kızlarımın kahkahalarına eşlik etmek istiyorum bende biraz.

Sevgiyle kalın dostlarım…

 

Bizi Takip Edin