Tez-Koop-İş Kadın Sayı : 2

Şeker fabrikaları özelleştiriliyor: Hem işimize hem sağlığımıza darbe - Meliha Kaplan

00:00 30.11.00-1

Türkiye’de kayıt dışılıktan, işsizlik oranlarındaki artışa kadar birçok faktör nedeniyle kamu sektörü, hem erkekler hem de kadınlar için güvenli istihdam alanı işlevi görüyordu. 1980 sonrası uygulamaya konulan kamu istihdamını daraltıcı politikalar sonucunda özelleştirme kapsamına alınan kamu işletmelerinde pek çok çalışan işini kaybetti. Kamu kadın işçiler için ciddi bir istihdam alanı oluşturduğundan bu süreçten kadınlar erkek işçilere oranla daha olumsuz etkilendiler. TEKEL fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde bunu kadınlar çok ağır biçimde yaşadılar. Özelleştirme süreci çerçevesinde yaprak tütün işletmelerinin kapatılmasına karar verilmesiyle girişilen istihdam daraltımına, yaprak tütün ayrımlama işini yapan kadın işçilerin işlerine son verilmesi ile başlanması, özelleştirmenin toplumsal cinsiyetçi boyutunu gözler önüne seriyordu.

Kamusal üretim tasfiye edildi

Yemsan, Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu gibi tarımsal alanda üretim yapan kamuya ait kurumların özelleştirilmesi 1990’lı yıllarda başladı. 2000’li yıllarda üretici desteklerinin kaldırılması, Tekel’in özelleştirilmesi, köy hizmetleri gibi köylüye destek veren kurumların kapatılması ile kamusal üretim tasfiye edildi, çiftçiler yoksullaştı. Şimdi sıra kamunun elinde kalan son kurumlardan Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’ye (TÜRKŞEKER) bağlı şeker fabrikalarının satışına geldi.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 20 Şubat 2018’de TÜRKŞEKER’e ait 14 şeker fabrikasının 18 Nisan’a kadar özelleştirme tekliflerinin alınacağını açıkladı. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca ihaleye çıkarılan TÜRKŞEKER’e ait fabrikalar; Afyonkarahisar, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat Şeker Fabrikaları’dır. Bu yazının hazırlandığı tarihte Çorum, Yozgat, Kırşehir, Niğde Bor, Turhal, Ilgın, Afyon, Burdur ve Elbistan Şeker Fabrikaları’ndan sonra Alpullu ve Muş’un da satışı tamamlandı.

Böylece şimdiye kadar 14 fabrikadan 11’inin ihalesi bitti. Üçü hariç diğerleri satıldı, ancak satışın nihai olarak gerçekleşebilmesi için onay sürecinin de sona ermesi gerekiyor.

Gıda güvenliği sorunu

Bulunduğu kentin lokomotifi olan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’ye bağlı şeker fabrikalarının özelleştirilmesi; pancar ekicisinden, fabrika işçisine, yöre halkından, esnafına, hayvancılık yapanlardan, nakliyecilere birçok kesimi doğrudan etkileyecek. Fabrikaların satılması yalnızca bu sektörde yer alan insanları değil, sağlıklı beslenme hakkına sahip milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiriyor. Şeker özelleştirmeleri aynı zamanda gıda güvenliği sorunudur. Pancar şekerine karşı nişasta bazlı şekerin tercih edilmesi anlamına da gelmektedir. Şeker fabrikaları kurulu bulunduğu bölgelerde, üretici kadınlar için ekmek, fabrika işçisi kadınlar için güvenceli iş ve güvenli istihdam anlamına geliyor. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi yörede yaşayan kadınların geçimini, yaşamını ve sağlığını olumsuz etkileyecektir.

 

 

 

Şeker pancarının yararları;

  • Türkiye’nin coğrafi yapısı, özellikle Doğu Anadolu bölgesinin ekolojik şartları pancar üretimine oldukça uygundur. Pancardan elde edilen şeker miktarı açısından Türkiye kendine yeterliliği olan bir ülkedir.

  • Bir dekar şekerpancarı alanı, üç (3) dekar çam ormanından daha fazla oksijen sağlar. Ekolojiktir.

  • Buğdaya oranla 6, ayçiçeğine göre ise 3,5 kat fazla katma değer üretir.

  • Şekerpancarı aile için iş ve aş demektir. Buğdaydan 13, mısırdan 8, ayçiçeğinden 5 kat daha fazla istihdam sağlar.

  • Çapa ve hasat döneminde 250 bin tarım işçisine, fabrikalarda 30 bin işçiye 100 gün süre ile iş sağlar.
  • Yaprak, baş ve posası besicilikte yem olarak değerlendirilir.
  • Melasından etil alkol üretilir.
  • Dekara (doğal) 4 kg saf fosfat, 15 kg potas sağlar. Kendisinden sonra ekilen buğday ve arpa verimliliğini %20 arttırır.

Bizi Takip Edin